Ankara implant ve zirkonyum kaplama birlikte kullanılabilir mi sorusu, diş eksikliği yaşayan ve estetik kaygıları olan pek çok kişinin aklına takılır. Cevap oldukça nettir: Evet, bu ikili mükemmel bir uyum içindedir. Titanyum vidaların kemikle bütünleşmesi ve üzerine gelen porselenin doğal diş görünümünü taklit etmesi, modern diş hekimliğinin en başarılı işlerinden biridir. Metal altyapılı porselenlerin yerini alan zirkonyum, hem doku dostu yapısı hem de ışık geçirgenliği sayesinde implant üstü protezlerde sıklıkla tercih edilir. Ankara’da bu tedaviye duyulan ilgi her geçen gün artıyor. İnsanlar artık sadece çiğneme fonksiyonunu geri kazanmak istemiyor. Aynaya baktıklarında doğal dişlerinden ayırt edemeyecekleri bir görüntü arıyorlar.
İmplant Üstü Zirkonyum Kaplamanın Mantığı
Titanyum vida, çene kemiğine yerleşir ve diş kökünü taklit eder. Üzerine gelen yapı ise dişin görünen kısmıdır. Eski dönemlerde bu görünen kısım için metal destekli porselenler revaçtaydı. Metalin gri yansıması diş etlerinde koyu renkli bir halka yapabiliyordu. Zirkonyum kaplama ise beyaz bir alaşımdır. Işığı kırma ve yansıtma özelliği doğal diş minesine çok yakındır. Titanyum vida üzerine yerleşen ara parça (abutment) zirkonyumdan seçilirse, estetik sonuç en üst seviyeye çıkar.
Doku uyumu konusu burada devreye girer. Diş eti, metali sevmez ve zamanla çekilerek metalin görünmesine yol açabilir. Zirkonyum ise diş etiyle tam bir uyum içindedir. Diş eti, zirkonyumun etrafını sarar ve sağlıklı pembe rengini korur. Bakteri tutulumu azdır. Ağız hijyenine dikkat eden biri için uzun yıllar sorunsuz bir kullanım demektir.
Estetik Beklentiler ve Doğallık
Ön dişlerdeki eksiklikler kişinin özgüvenini zedeler. Konuşurken veya gülerken ağzı kapatma ihtiyacı hissedilir. Ankara implant tedavilerinde zirkonyumun tercih edilme sebebi tam olarak budur. Işık geçirgenliği sayesinde dişin derinliğinden gelen doğal bir parıltı oluşur. Mat ve opak duran eski tip kaplamaların aksine, zirkonyum canlı durur.
Renk seçenekleri geniştir. Mevcut dişlerinizin rengi neyse, zirkonyum ona birebir uyarlanır. Yanındaki doğal dişle ayırt edilmesi zorlaşır. Bütünlük bozulmaz. Fotoğraflarda veya güçlü ışık altında bile yapay bir görüntü ortaya çıkmaz. Estelite Dental Clinic olarak biz de hastalarımızın beklentilerini dinler ve tedavi planlamasını bu doğrultuda yaparız.
Dayanıklılık Konusu
Estetik kadar çiğneme kuvvetlerine direnç de bir o kadar kritiktir. Zirkonyum, oldukça sert ve dirençli bir malzemedir. Arka bölgelerdeki diş eksikliklerinde bile güvenle uygulanır. Çiğneme basıncına karşı gösterdiği direnç, kırılma riskini minimize eder. Elbette her materyalin bir sınırı vardır ama doğru planlama ile bu riskler ortadan kalkar.
Metal altyapılı porselenlerde porselenin metalden ayrılması veya çatlaması gibi durumlar görülebilir. Zirkonyum bloklardan kazınarak üretilen kaplamalar monolitik (tek parça) yapıda da hazırlanabilir. Bu sayede üzerindeki porselenin atma riski kalmaz. Bilgisayar destekli üretim teknikleri (CAD/CAM) sayesinde hata payı sıfıra yakındır.
Tedavi Süreci Nasıl İlerler?
Süreç muayene ile başlar. Çene kemiğinin durumu, diş eti sağlığı ve hastanın genel durumu incelenir. Radyolojik görüntülerle kemik hacmi ölçülür. İmplantın yerleşeceği açı ve konum belirlenir.
Cerrahi aşamada titanyum vida çene kemiğine yerleşir. İyileşme süreci kişiden kişiye değişir. Alt çene için ortalama 2-3 ay, üst çene için ise 3-4 ay kadar beklemek gerekebilir. Bu bekleme süresi, kemiğin vidayı sıkıca kavraması içindir. Kemik kalitesi çok iyiyse bekleme süresi kısalabilir.
İyileşme tamamlanınca ölçü alınır. Dijital tarayıcılar veya geleneksel yöntemlerle alınan ölçüler laboratuvara gider. Laboratuvarda zirkonyum bloklar işlenir ve diş formuna getirilir. Provalar yapılır. Yükseklik, temas noktaları ve estetik duruş kontrol edilir. Her şey yolundaysa kalıcı yapıştırma işlemi yapılır.
Estelite dental clinic ve teknolojik altyapı
Ankara Çankaya’da hizmet veren Estelite Dental Clinic, bu süreçte teknolojinin tüm imkanlarından yararlanır. 2020 yılında kapılarını açan kliniğimiz, “Gülüşünüz Bizim Uzmanlık Alanımız” mottosuyla hareket eder. Uzman Dt. Kübra Kirişci ve Uzman Dt. Mustafa Burak Kirişci önderliğindeki ekibimiz, tedavilerde hataya yer bırakmamak adına 3D dijital röntgen (CBCT) sistemlerinden faydalanır.
İntraoral tarayıcılar sayesinde hastalarımızın ağız içi ölçüleri saniyeler içinde dijital ortama aktarılır. Bulantı refleksi olan hastalar için bu büyük bir konfor demektir. CAD/CAM laboratuvar altyapımız, zirkonyum restorasyonların hızlı ve hassas bir şekilde üretilmesine olanak tanır. Kişiye özel, konforlu ve güvenli bir tedavi deneyimi hedefleriz.
İmplant ve zirkonyum fiyatlarını etkileyen faktörler
Ankara implant fiyatları ve zirkonyum kaplama maliyetleri hastalar tarafından merak edilir. Sabit bir fiyat vermek zordur çünkü her ağız yapısı başkadır. Fiyatı değiştiren unsurlar şunlardır:
- İmplant markası: Dünyada yüzlerce implant markası vardır. Menşei ve Ar-Ge geçmişi fiyatlarda belirleyici olur.
- Kemik tozu ihtiyacı: Kemik hacmi yetersizse, ek cerrahi işlemler ve kemik greftleri (tozları) gerekebilir.
- Zirkonyum kalitesi: Kullanılan zirkonyum bloğunun markası ve estetik özellikleri maliyete yansır.
- Diş sayısı: Tek diş eksikliği ile tüm çene rehabilitasyonu arasında bütçe farkı vardır.
- Hekim tecrübesi: Uygulamayı yapan hekimin uzmanlığı ve tecrübesi kritiktir.
Net bir bilgi almak adına muayene olmak şarttır. Röntgen ve klinik muayene sonrası detaylı bir tedavi planı ve bütçe çıkarılır.
Metal Alerjisi Olanlar İçin İdeal Çözüm
Bazı bünyeler metallere karşı hassastır. Nikel veya diğer metallere alerjisi olan kişilerde metal destekli porselenler diş etinde kızarıklık, şişlik veya kaşıntı yapabilir. Zirkonyum tamamen biyouyumlu bir malzemedir. Alerjik reaksiyona sebep olma ihtimali yok denecek kadar azdır. Vücut, zirkonyumu kendi parçası gibi kabul eder. Bu durum, implant başarısını da dolaylı yoldan etkiler. Diş etinin sağlıklı kalması, implantın ömrünü uzatır.
Zirkonyum Kaplamanın Bakımı
“İmplant yaptırdım, artık çürümez, bakıma gerek yok” düşüncesi yanlıştır. Doğal dişler çürür, implantlar ise diş eti hastalığına (peri-implantitis) yakalanabilir. Bu hastalığın sebebi yetersiz temizliktir.
Zirkonyum yüzeyi pürüzsüzdür, leke tutmaz. Çay, kahve veya sigara kaynaklı renklenmeler zirkonyum üzerinde zor barınır. Ancak diş eti sınırında biriken plaklar temizlenmelidir. Günde iki kez fırçalama, diş ipi ve arayüz fırçası yardımı şarttır. Özellikle implant çevresindeki diş eti oluğunun temiz kalması gerekir. Rutin diş hekimi kontrolleri aksatılmamalıdır. Altı ayda bir yapılacak kontrollerde vidaların sıkılığı ve kemik seviyesi takip edilir.
Hangi Durumlarda Uygulanır?
Sadece tek diş eksikliğinde değil, çoklu diş eksikliklerinde de bu kombinasyon işe yarar. Köprü protezlerinde de zirkonyum tercih edilir. Tam dişsizlik durumlarında “All on Four” veya “All on Six” gibi tekniklerde hibrit protezlerin yapımında zirkonyumdan yardım alınır.
Estetik bölge dediğimiz ön keser dişlerde kaza veya travma sonucu kayıp yaşanmışsa, implant üzerine zirkonyum dışında bir seçenek düşünmek zorlaşır. Çünkü burada milimetrik estetik detaylar konuşulur. Diş etinin çıkış profili, dişin rengi ve formu kusursuz olmalıdır.
Yanlış Bilinenler ve Doğrular
Halk arasında zirkonyumun çok kırılgan olduğu sanılır. Bu bilgi eskidir. Yeni nesil zirkonyum bloklar oldukça dayanıklıdır. Bir diğer yanlış kanı ise implantın vücut tarafından reddedileceğidir. Titanyum ve zirkonyum vücutla barışık materyallerdir. Başarısızlık genelde yetersiz kemik, kontrolsüz diyabet veya aşırı sigara tüketimi gibi faktörlere bağlıdır.
Zirkonyum kaplamaların altındaki implantın görünmeyeceği garantidir. Opak yapısı sayesinde alttaki metal parçaları maskeler. Böylece gri yansıma sorunu tarihe karışır.
İmplant ve Zirkonyumun Ömrü
İyi bakılan bir implant ömür boyu ağızda kalabilir. Üzerindeki zirkonyum kaplamanın ömrü ise kullanım alışkanlıklarına bağlıdır. Diş sıkma (bruksizm) gibi parafonksiyonel alışkanlıklar protezlere zarar verebilir. Böyle bir durum varsa gece plağı önerilir.
Zamanla diş etlerinde fizyolojik çekilmeler olabilir. Bu durumda kaplamanın kenar uyumu bozulabilir ve yenilenmesi gerekebilir. Ancak bu süre genellikle 10-15 yıl veya daha fazlasını bulur. Kaliteli malzeme ve doğru işçilik bu süreyi uzatır.


