Çene kemiği erimesi, dişini kaybetmiş pek çok kişinin aklını kurcalayan bir durum. Eksik dişin yerine bir an önce implant yaptırmak istenirken, kemiğin yetersiz olduğu gerçeğiyle yüzleşmek can sıkıcı olabilir. Bu durumdaki birçok insan, implant tedavisinin kendileri için uygun olmadığını düşünerek umutsuzluğa kapılabiliyor.
Aslında çene kemiğindeki kayıplar, implant tedavisine doğrudan bir engel teşkil etmez. Günümüz diş hekimliğinde uygulanan ileri cerrahi teknikler sayesinde, kemik miktarı yetersiz olan bölgeler yeniden yapılandırılabiliyor. Bu sayede implantın sağlam bir temele tutunması için gereken koşullar hazırlanmış oluyor. Yani çenenizde kemik kaybı bulunması, implant yaptıramayacağınız manasına gelmiyor. Yalnızca tedaviye başlamadan önce ek bir hazırlık aşaması gerekiyor.
Çene Kemiği Neden Erir?
Çene kemiğinin neden eridiğini bilmek, sorunun çözümünü kavramayı kolaylaştırır. Kemiğin hacmini kaybetmesinin ardında yatan birkaç temel sebep bulunur.
Diş kaybı sonrası kemiğin işlevsiz kalması
En sık rastlanan sebep, diş kayıplarıdır. Diş kökleri, çiğneme sırasında çene kemiğine sürekli olarak baskı uygular. Bu baskı, kemiğin canlı ve yoğun kalmasını tetikleyen bir uyarandır. Bir diş çekildiğinde, o bölgedeki kemik bu uyaranı alamaz duruma gelir. Tıpkı çalıştırılmayan bir kasın zamanla zayıflaması gibi, işlevini yitiren çene kemiği de yavaş yavaş erimeye başlar. Bu erime, diş çekimini takiben ilk bir yıl içinde oldukça hızlı ilerler ve zamanla devam eder. Bu yüzden eksik diş bölgelerine uzun süre müdahale edilmemesi, kemik kaybını ciddi boyutlara taşıyabilir.
Diş eti hastalıkları (Periodontitis)
Diş etlerini ve dişleri destekleyen kemik dokusunu etkileyen iltihabi durumlar da kemik erimesine yol açar. Periodontitis adıyla bilinen bu rahatsızlık, dişlerin etrafında derin cepler oluşturur. Bu ceplerde biriken bakteriler, iltihaba neden olarak kemik dokusunu tahrip eder. Tedavi edilmediği takdirde dişlerin sallanarak dökülmesine ve altındaki kemiğin ciddi oranda azalmasına sebep olur.
Travmalar ve fiziksel hasarlar
Yüze veya çeneye alınan sert bir darbe, kemikte kırıklara veya hasara yol açabilir. Bu tür travmalar sonrasında kemik dokusu kendini onaramazsa, o bölgede hacim kaybı yaşanabilir.
Uygun yapılmamış protezler
Ağza tam oturmayan, hareketli (takıp çıkarmalı) protezler, çene kemiğine dengesiz bir baskı uygular. Bu sürekli ve düzensiz baskı, protezin altındaki kemiğin zamanla erimesine neden olabilir. Bu yüzden pek çok hareketli protez kullanıcısı, bir süre sonra protezlerinin ağızlarına bol geldiğinden şikâyet eder.
Çene Kemiği Erimesi Varken İmplant Tedavisi Mümkün mü?
Kısa ve net cevap evet, mümkündür. Ancak bu, doğrudan implant yerleştirileceği manasına gelmez. Standart bir implant vidasının çene kemiğine sağlam bir şekilde tutunabilmesi için hem yeterli yüksekliğe hem de yeterli genişliğe sahip bir kemik hacmi gerekir. Çene kemiği erimesi durumunda bu koşullar ortadan kalktığı için, implantı yerleştirmeden önce kemiği yeniden ideal boyutlarına getirmek hedeflenir.
Bu amaçla başvurulan bazı ileri cerrahi yöntemler bulunur. Bu yöntemler, eksik olan kemik dokusunu tamamlayarak implant için stabil bir zemin hazırlar. Cerrah, hangi tekniğin veya tekniklerin birleşiminin uygulanacağına, kemik kaybının boyutuna, yerine ve hastanın genel sağlık durumuna bakarak karar verir.
Kemik tozu (Greftleme) ile kemik yetersizliğinin giderilmesi
Kemik greftleme, halk arasında kemik tozu uygulaması olarak da bilinen yöntemdir. Bu işlem, kemiğin yetersiz olduğu bölgeye yeni kemik oluşumunu tetikleyecek materyallerin eklenmesini kapsar. Böylece hem kemiğin yüksekliği hem de genişliği artırılabilir. Greftleme işleminde birkaç değişik materyal türünden faydalanılabilir:
- Otogreft: Kişinin kendi vücudundan alınan kemik parçalarıdır. Genellikle çene ucu, çenenin arka kısımları veya nadiren de olsa kalça kemiğinden küçük bir parça alınır. Vücudun kendi dokusu olduğu için uyumluluğu en yüksek materyaldir.
- Allogreft: Doku bankalarından temin edilen, insan kaynaklı kemik greftleridir. Bu materyaller, tüm hastalıklardan arındırılmak üzere özel işlemlerden geçirilir.
- Ksenogreft: Hayvan kaynaklı, çoğunlukla sığır kemiğinden elde edilen greftlerdir. İnsan kemiğiyle yüksek biyouyumluluğa sahiptir ve kemikleşmeyi tetikleyici bir iskelet görevi görürler.
- Alloplastik greftler: Laboratuvar ortamında üretilen sentetik materyallerdir. Genellikle kalsiyum fosfat gibi kemiğin doğal yapısına benzer bileşiklerden meydana gelir.
İşlem sırasında cerrah, kemiğin eksik olduğu bölgedeki diş etini dikkatlice kaldırır. Ardından seçilen greft materyalini bu alana yerleştirir. Greftin dağılmasını önlemek ve iyileşmeyi yönlendirmek için üzeri özel bir kolajen membranla kapatılır. Sonrasında diş eti yeniden dikilerek bölge kapatılır. Vücudun bu bölgeyi onarması ve eklenen materyalin etrafında yeni kemik dokusu üretmesi için belirli bir süre beklenir. Bu bekleme süresi, operasyonun büyüklüğüne bağlı olarak 4 ila 6 ay arasında değişebilir.
Sinüs lifting (Sinüs Yükseltme) ameliyatı
Üst çenenin arka bölgelerinde, azı dişlerinin köklerine komşu olan hava boşlukları bulunur. Bu boşluklara maksiller sinüs adı verilir. Üst azı dişleri çekildiğinde, iki durum aynı anda gerçekleşebilir: alttaki çene kemiği erirken, üstteki sinüs boşluğu da aşağı doğru sarkar. Sonuçta implant yerleştirmek için arada kalan kemik mesafesi son derece incelir.
Sinüs lifting işlemi, tam da bu sorunu gidermek için yapılır. Bu operasyonda, sinüsün tabanını döşeyen ve mukoza adı verilen zar, dikkatlice yukarı doğru itilir. Oluşturulan yeni boşluğa kemik tozu yerleştirilir. Böylece implantın yerleşeceği bölgede dikey yönde yeterli kemik yüksekliği elde edilmiş olur. Kemik kaybının derecesine göre iki farklı teknikle yapılabilir:
- Kapalı sinüs lifting: Kemiğin dikey yönde çok az yükseltilmesi gerektiğinde tercih edilir. İmplant için açılan yuvadan girilerek sinüs tabanı özel aletlerle yukarı itilir ve aynı yuvadan kemik tozu eklenir. Genellikle implantla aynı seansta yapılabilir.
- Açık sinüs lifting: Daha fazla kemik kazanımının hedeflendiği durumlarda uygulanır. Diş etinin yan tarafından küçük bir pencere açılarak sinüs zarına ulaşılır. Zar yukarı kaldırıldıktan sonra geniş bir alana kemik greftlemesi yapılır. Bu işlemden sonra implant yerleşimi için genellikle 4-6 ay beklenmesi icap eder.
Kemik Güçlendirme Tekniklerinden Sonraki Süreç
Kemik greftlemesi veya sinüs lifting gibi operasyonlar tamamlandıktan sonra bir iyileşme dönemine girilir. Bu dönem, tedavinin başarısı için kritik bir aşamadır. Vücut, yerleştirilen greft materyalini bir iskelet olarak algılar ve zamanla onun yerini kendi canlı kemik dokusuyla doldurur. Bu olgunlaşma tamamlandığında, bölge artık bir implantı taşıyacak kadar sağlam ve yoğun hale gelmiş olur.
Bu bekleme süresinin sonunda, bölgeye implantlar yerleştirilir. İmplantların kemikle bütünleşmesi (osseointegrasyon) için ek olarak 2-4 ay daha beklenir. Tüm bu aşamalar tamamlandığında, implantların üzerine estetik ve fonksiyonel diş protezleri takılır. Süreç, standart implant tedavilerine kıyasla daha uzun olsa da sonuç kalıcı ve güvenilirdir.
Ankara’da Çene Kemiği Erimesi ve İmplant Tedavisi
Bu tür ileri cerrahi müdahaleler, tecrübe ve teknolojik donanım gerektirir. Ankara Çankaya’da bulunan kliniğimiz Estelite Dental Clinic olarak, çene kemiği erimesi sebebiyle implant yaptıramayacağını düşünen hastalarımıza modern çözümlerle yardımcı oluyoruz.
Tedavi planlamasının ilk ve en mühim adımı, doğru teşhistir. Kemiğin üç boyutlu yapısını, yüksekliğini, genişliğini ve yoğunluğunu en ince ayrıntısına kadar görebilmek zorunludur. Bu amaçla kliniğimizde bulunan 3D dijital röntgen (CBCT) teknolojisinden faydalanıyoruz. Bu tomografi cihazı, kemik miktarını milimetrik olarak ölçmemize ve sinüs gibi anatomik boşluklarla olan ilişkiyi net bir şekilde görmemize olanak tanır. Böylece en güvenli ve doğru cerrahi planlamayı yapabiliyoruz.
Kliniğimizde Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Mustafa Burak Kirişci, kemik yetersizliği durumlarında greftleme, sinüs lifting ve implant cerrahisi gibi işlemleri başarıyla gerçekleştirmektedir. Cerrahi aşamalar tamamlandıktan sonra ise Protez ve Estetik Diş Hekimliği Uzmanı Dr. Kübra Kirişci, implantların üzerine gelecek olan zirkonyum veya porselen kaplamaların dijital ölçü ve tasarımını yaparak estetik ve fonksiyonel bir gülüşü tamamlar. Ekip çalışmasıyla, başlangıçtan bitişe kadar her aşamayı titizlikle yönetiyoruz.


